ARAMA MOTORU
Özel Arama
----

Cenin Katliamı ve Kutlu Direniş

30/12/2008 ·

Cenin Katliamı ve Kutlu Direnişi UNUTULAMAZ!

Cenin Katliamı ve Kutlu Direniş

Yorum (yok) Yorum yaz!

GÜNLÜK ÖRNEKLERİ:2 (25 EYLÜL 2007 SALI)

7/10/2008 · Kategori: GENEL

Trabzondayız günlük.Tabii,senin tabiatın gereğidir bu
ma aile geldik imajı yaratan cümlenin çoğulluğu.Esas
olan yalnızlık, dedemlerde kalmamı saymazsak.Sayar-
sak ooo neler oldu neler... Anlatamam görmen lazım.
Gerçi eşyanın tabiatı gereği o da mümkün değil ama
neyse;müjdemi isterim.Artık vazifeni yapabilirsin.Ne
mi? Günlük ulan günlük! Günlüklük.Biliyorum sayarsak
zararlı çıkacağım ama olsun sen işini yap.Zaten 3 yıldır
yazmıyorum sana, 4 yıllık üniversite kazandım,bugün
resmen 5 yıla çıktı,birazdan da 6 olacak. Saat canım
saat... Bütün hayatımı hem bozan hem de düzelten şey.
Zaman şehirden büyük burada.İstanbul'da tam aksi.
Üniversiteye gittiğimizde yetkili kişi de bunu farketmiş
olacak ki "git C cetvelini bul da gel" dedi. Amcamların
evinde kısa bir uykuda pek bir şey bulamadım. Açık
söyleyeyim; amcamla beraber aldığımız yeni kol
saatimin de bu hususta hiç faydasını göremedim.
Gördüğüm, şehrin bu saate de yenik düştüğü.Yalnızlık
demiştim ya,benimkisi halüsülasyon sebebi.Bir sürü
haleti ruhiye arasında dolaşırken sınıfını bulamamış
öğrencilerden duyduğum hep aynı ses:"Yoksa kazandık
mı lan?" Pek heveslenmeden hemen sınıfımı buldum.
Ders programını görünce kulaklarım çınlamaya
başladı. Daha kaç hazırlık sınıfı okuyacaktık. 2.'di bu
ve o an için çalışmayan duyu organlarımın sayısı.Yine
de çok şükür, temassızlık yoktu.Arkamdan omzuma
dokunan el "Çağlar" Turizm'in mola saatinin bittiğini
söylüyordu. İnşallah böyle sıkıcı mola saatleri hep
Çağlar'la biter. Turizm'e katkı olsun diye ikamet
etmeye gelmedik Trabzon'a. Zaten oruçlu oruçlu bir
muhabbet bir muhabbet meydana yürüdük. Yine de
zaman çok ağır geçiyordu. Ne diyeyim; inşallah en
kötü günümüz bundan iyi olur. İngilizcesi,
pre intermedia...
  
 


Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Prison Break 4. Sezon

29/8/2008 · Kategori: DIZI

   Nihayet 4. sezonu da geliyor. Uzun zamandır beklediğimiz Prison Break'ın 1 Eylül'de yani bu pazartesi çıkması bekleniyor. Fragmanıyla şimdiden kafalarda soru işaretleri çıkarmaya başladı.
Fragmanı için.....
  Fragmanda intikam için peşlerine düşen Scolfield'ın ateş ettiği sahneyi aklım pek almadı ondan kafalarda soru işareti bıraktı dedim. Yani kimseye kolay kolay  zarar vermek istemeyen Scolfield'ın birisine ateş etmesi gerçekten intikam hırsıyla iyice dolduğunu gösterir.


    Ayrıca bazı çevreler Sarah'ın ölmediğini söyleselerde şimdilik bu sadece bir Efsane . Ne olacağını yakında öğrenicez.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Yaz Yorgunluğu

29/8/2008 · Kategori: GENEL

     Yaz yorgunluğu diye bir arama yaparsanız  Google'da bulacağınız şey yazın gelmesi havaların ısınmasının etkileri yani mevsim değişiklikliğinden kaynaklanan sebeplerdir. Yani bahar yorgunluğunun başka bir versiyonudur. Benim yaz yorgunluğu dedim şey ise tamamen tatil havasıyla ilgili. Bahar yorgunluğuna bol su içerek elma yiyerek dur diyebilirsiniz ama bu yaz yorgunluğu demir gibi bir irade gerektirir.

    Özellikle öğrenciler yazın şunu yaparım bunu yaparım diyerek her şeyi yazın halletme havasında girerler tatile. Ancak bu %90 gerçekleşmez. En azından benim görebildiğim bu. Yazın şunu yaparım bunu yaparım diyenlere yapamazsın diyorum. Doğal olarak tepkileri yaparım oluyor ama kendimden biliyorum yaz gelince bir gevşeme bir rahatlık alır başını gider. Yarın yarın diye diye tatilde haliyle biter.

    Hatta bu yıl bi arkadaşla iddalaştık. Yazın ingilizce öğrenip karşına gelicem konuşucaz diye ısrarla söyledi. Arkadaşım olduğu için karakterini az da olsa biliyorum. Yapamazsın dedim. Yaparım yapamazsın en sonunda seneye görüşürüz diye işi tatlıya bağladık. Merakla bekliyorum  acaba öğrenmiş mi diye. Ben hiç sanmıyorum ama :))

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bu dönemde Galatasaray'lı olmak

29/8/2008 · Kategori: FUTBOL

     Yine bir yenilgi... Tabi her takım yenilir ne de olsa futbol 3 ihtimalli bir oyun ama Galatasaray'ın hali biraz farklı.. Bu dönemde Galatasaray'lı olmak gerçekten zor. Bir Galatasaray'lı olarak bitiş düdüğü gelmeden yendiğimizi garanti edebileceğim bi maçımız yok Avrupa'da. Hop oturup hop kalkmakla geçiyor her maç.... Bükreş yenilgisinden sonra iyice anladım bunu. Maziye şöyle bir bakarsak ne tromso'lar ne siron'lar gördük biz. Yani ilk değil..


     Milan Baros gibi büyük bir transfer bile yüreğime su serpemiyor. Geçmişteki başarılarla övünmek adet oldu zaten. Bir zamanlar lafları ağzımızdan düşmüyor.. Bir zamanlar ah o bir zamanlar yok mu o gelmesi zor bir zamanlar....

    Şimdi düşünüyorum da acaba şimdiki kadro mu daha iyi yoksa UEFA'yı aldığımız yılki mi? Baros'lu Kewell'lı bu kadro mu yoksa o eski Hagi'li yıllar mı?

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::

BİZİ TAKİP EDİN
EkleBunu RSS Ekle Butonu